Site Rengi

DOLAR 5,8016
EURO 6,5417
ALTIN 237,9
BIST 96.765
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Hafif Sağanak

Yanlış Beslenme ile Oluşan Kanser: Kolon Kanseri

23.03.2019
18
A+
A-

Çağımızın en önemli ve ölümcül hastalıklarından bir olan kolon kanseri, kalın bağırsaklarımızın iç duvarından gelişen bir tümör ile ortaya çıkmaktadır. Ancak beslenme alışkanlığınızda yapacağınız birtakım değişiklikler ile bu kanserden uzak durmanız mümkün. Kolon kanserinin ne olduğunu, neden oluştuğunu ve nasıl korunacağınızı öğrenirseniz bu kanserden korunmak sizin için hiç de zor olmayacak.

1.Kolon Nedir? Nerede Bulunur? İşlevi Nedir?

Kolon, sindirim sistemimizin son kısmı olan kalın bağırsaklarımızın diğer adıdır. Bu kısımda özellikle su, tuz, vitaminlerin emilimi ve kalın bağırsaklarımıza kadar sindirilemeden gelen besinlerin burada bulunan yararlı bakteriler tarafından sindirimi ve daha sonra emilimi gerçekleşmektedir. Bakterilerin gerçekleştirdiği bu sindirim sonucu emilen besinlerin günlük enerji ihtiyacımızın %10’ununu karşıladığı düşünülmektedir. Kolonda gerçekleştirilen son sindirim ve emilim sonrası kalan içerik dışkı olarak vücuttan atılmaktadır.

2.Kolon Kanseri Nedir?

Kolon kanseri, kalın bağırsaklarımızın iç duvarında bulunan hücrelerin genetik ve çevresel faktörler etkisi altında kontrolsüz olarak çoğalması sonucu oluşur. Genellikle bu kontrolsüz büyüme sonucunda bağırsak duvarında parmaksı çıkıntı olarak tanımlanan polip olarak gelişmeye başlar. Ancak polip olarak başladığı dönemde hastada herhangi bir şikayet oluşturmaz. Kendisini genellikle yorgunluk, halsizlik, karın ağrısı veya kramplar, şişkinlik, ishal veya kabızlık, dışkıda kan şeklinde göstermektedir. Bağırsaklarda tıkanıklığa ya da anemiye de sebep olabilir. Özellikle kalın bağırsaklarımızın rektum denilen son kısmında daha sık görüldüğü için kolorektal kanser olarak da isimlendirilmektedir.

3.Kolon Kanserine Ne Sebep Olur? Neden Oluşur?

Kolon kanseri genetik ve çevresel faktörlerin birleşimi sonucu oluşur. Çoğunlukla polip kansere öncülük eder. Yapılan çalışmalar sonucunda; ilerleyen yaş, aşırı yağlı diyet, sigara, alkol, obezite, kronik bağırsak hastalıkları ve ailedeki diğer bireylerde kolon kanseri ya da bağırsak duvarında polip olması kolon kanseri oluşma riskini artırdığını göstermiştir.

4.Kolon Kanseri Sıklığı ve Diğer Kanserler Arasında Yeri

Kolon kanseri, Dünya’da en sık görülen kanserler arasında; erkeklerde prostat ve akciğer kanserinden sonra, kadınlarda ise; meme ve akciğer kanserinden sonra 3. Sırada yer almaktadır. Aynı zamanda Dünya’da en çok ölüme neden olan kanserler arasında; erkeklerde 2. Sırada, kadınlarda ise 3. Sırada yer almaktadır.

5.Kolon Kanseri Tanısı Nasıl Konulur?

Tanısı kolonoskopi denilen bir işlemle konulabilir. Ucunda ışık ve kamera bulunan ince bir hortumla kalın bağırsağın görüntülenmesini sağlayan bu yöntemle, aynı zamanda kanser öncüsü olarak kabul edilen poliplerin varlığı keşfedilip çıkarılma işlemleri gerçekleştirilebilir.

6.Kolon Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi teşhisin konulduğu zamana, tümörün evresine ve kişiye göre değişiklik göstermektedir. Eğer teşhis erken evrede konulmuş ise ameliyatla tümör çıkarılabilir. Geç evrede konulan teşhislerde ya da ameliyata giremeyecek bireylerde ise kemoterapi bir diğer tedavi seçeneğidir.

7.Kolon Kanseri Olan Bir Hastanın Ortalama Yaşam Süresi Nedir?

Ortalama yaşam süresi; yaşa, tümörün büyüklüğüne ve kanserin yayılmış olup olmaması faktörlerine değişmektedir. Özellikle erken evrede teşhis konulan hastalarda 5 yıllık yaşam süresi %91 oranına çıkmaktadır.

8.Kolon Kanserinden Nasıl Korunabiliriz?

Kolon kanserinden korunmanın en önemli yolu, kanser öncüsü olan poliplerin erken tespiti ve bu poliplerin çıkarılmasıdır. Bu sebeple özellikle 50 yaş üstü her insanın en az 5 senede bir tarama amaçlı kolonoskopi olması önerilmektedir. Aynı zamanda genetik testler ile kolon kanserine yatkınlık değerlendirilip önlem alınabilme şansı bulunmaktadır. Bunların haricinde ise değiştirebileceğimiz beslenme alışkanlığımızın kanserden korunmadaki etkisi önemli bir rol oynamaktadır.

9.Beslenme ve Kolon Kanseri Arasındaki İlişki Nedir?

Yağdan zengin ve liften fakir olan beslenme alışkanlığına sahip olan bireylerde kolon kanseri riskinin daha fazla olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Sebze ve meyvelerin az tüketilmesi ve obezite de kolon kanseri ihtimalini artırmaktadır. Bu tür diyet alışkanlığının bağırsak hareketlerini bozduğu ve bu anlamda kolon iç duvarında bulunan hücreleri etkileyip kansere zemin hazırladığı düşünülmektedir.

10.Kolon Kanserinden Korunmak İçin Nasıl Beslenmeliyiz?

Kolon kanserinden korunmak için beslenme alışkanlığımızda yapacağımız değişiklikler elzem rol oynamaktadır. Yemeklerin pişirilmesinde ve salatalarda sos olarak kullanılan yağların azaltılması ile başlayacağımız değişikliklerde özellikle fazla miktarda yağ içeren et ve yumurtanın azaltılması da büyük önem taşımaktadır. Ancak kanserden korunmak için sadece yağdan uzak durmak yeterli değil! Bununla birlikte tüketilen lifli besinleri artırmalı ve böylece bağırsak hareketlerini hızlandırarak potansiyel olarak kansere neden olabilecek maddelerin en kısa sürede atılmasını sağlanmalıdır. Bu sebeple özellikle liften zengin olan avokado, enginar, incir, bezelye, bamya, lahana, turp, fasulye, nohut, mercimek, keten tohumu, ceviz gibi besinlere günlük diyette sıklıkla tüketilmelidir. Aynı zamanda salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş gıdalar Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen gıdalar sınıfına dahil edildiğinden bu besinlerin tüketiminden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Izgarada pişen etlerde de kanserojen madde birikimi olduğundan, mangal ile pişirme yönteminden de uzak durulmalıdır.

YORUMLAR