Site Rengi

DOLAR 5,8016
EURO 6,5417
ALTIN 237,9
BIST 96.765
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Hafif Sağanak

İlaç Kullanmadan da Sağlıklı Olmak Mümkün!

22.03.2019
20
A+
A-

İlaç kullanmak istemeyen, ilaç kullanmanın vücuduna zarar verdiğini düşünen insanların imdadına aktarlar koşuyor. Her probleme iyi gelen bir ürün bulunduğu aktarlar, çoğu insanın uğrak yeri.

Yüzyıllardır süregelen alışkanlıklarımıza göre ve bilimsel araştırmalara göre Türk milleti ilaç kullanmayı çok seven bir toplum değil. Hemen hemen herkesin aile büyükleri, bir rahatsızlıkları olunca ilaç kullanmak yerine öncelikle alternatif tıpa başvurmuştur. Örneğin büyüklerimiz, başı ağrıyınca ağrı kesici içmek yerine başına tülbent bağlar, grip ve soğuk algınlığında ilaç almaktan önce hemen aktarlara gidip adaçayı ya da ıhlamur alıp içer ve böylelikle bu şikayetlerinin geçeceğine inanır.

Tüm bu alışkanlıklar günümüzde de halen devam etmekte. İnsanlar; saçlarının çıkması için, sivilcelerinin geçmesi için, kırışıklıklarının yok olması için doktorlar yerine aktarlara koşmakta. Hatta sırf bunlarla kalmayıp cinsel performanslarını bile bu bitkisel karışımların arttıracağını düşünmekte. Tabiki bunların hepsine “yalan” ya da “işe yaramıyor” demek yanlış olur. Çünkü bunların bazı durumlarda gerçekten işe yaradığını göstermek amacıyla yıllardır hayatımızda “alternatif tıp” isimli bir tanım var.

Gençler akne probleminden şikayetçi”

Alternatif tıp tanımına inanmak ya da inanmamak kişinin kendi tecrübe ya da düşüncelerine bağlıdır. Bunların hepsini bir kenara bırakıp, Eskişehir’in en eski aktarlarından biri olan Mücahit Akın hangi bitkinin, hangi bitkisel karışımın, hangi yağın neye iyi geldiğini anlattı. Gelen gençlerin özellikle akne problemleri için ürünler sorup aldığını ve bu konudan muzdarip çok insanın olduğunu söyledi. Akne problemi için genellikle müşterilerine kükürt sabununu öneren Akın, gelen tepkilerin de olumlu yönde olduğunu belirtti. Akne tedavisinde kükürtlü sabun dışında gül suyunu da önerdiklerini belirten Akın, gül suyunun cildi fazla yağdan arındırıp bakterilerden de kurtardığını söyledi. Bunların dışında bitkisel yağların da tedavide yararlı olduğunu belirtti. Akne tedavisi için en çok lavanta yağı, çay ağacı yağı ve gül ağacı yağı önerdiklerini dile getirdi. Akne tedavisi için kullandıkları lavanta yağının pek çok kullanım alanı olduğunu da belirtti. Akne tedavisinin yanı sıra, koku giderici, çatlayan dudakları onarıcı, burun kanamasını durdurucu ve cildi yumuşatıcı etkilerinin olduğunu da söyledi.

Ekinezya, adaçayı ve ıhlamur soğuk algınlığına birebir!”

Akne probleminin yanı sıra grip ve soğuk algınlığını geçirmek için ürünler almaya gelen insanların da çok olduğunu belirten Akın, bu durumlarda da en çok sattıkları ürünlerin ekinezya, adaçayı ve ıhlamur olduğunu söyledi. İnsanların grip olduğu zaman ilk çare olarak ilaçtan önce bu bitkilere yöneldiğini belirten Akın, bu bitkilerinin aynı zamanda bağışıklık sistemini de güçlendirdiğini söyledi. Mücahit Akın, ekinezya çayının boğaz ağrısına, öksürüğe, kas – eklem ağrılarına, idrar yolu enfeksiyonuna ve bir çok probleme iyi geldiğini dile getirdi. Adaçayının da zararlı toksinleri vücuttan atmaya yardımcı olduğunu, strese iyi geldiğini, kan şekerini düşürdüğünü, boğaz ağrısını hafiflettiğini ekledi. Ihlamurun ise ateş düşürücü özelliğinin olduğunu, migren ağrılarına iyi geldiğini, çarpıntı ve hazımsızlığı giderdiğini söyledi.

Çörek otunun faydaları saymakla bitmiyor!”

Mücahit Akın, çok fazla yararı olduğundan dolayı çörek otunun da çok fazla talep aldığını dile getirdi. Çörek otunun; bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, alerjik durumlarda kullanılabildiğini, kolesterol rahatsızlığı olanların değerlerini normale çevirebildiğini, diş ağrısına iyi geldiğini ve bunların çörek otunun yararlarından sadece bir kaçı olduğunu belirtti. Aynı zamanda çörek otunun prostat,meme, rahim ve kolon kanserine de iyi geldiğini ekledi. Çörek otunu sadece bu rahatsızlıklar için değil zayıflamaya yardımcı bir etki olarak sattıklarını da söyleyen Akın, yemekten yaklaşık yarım saat önce çiğnenen bir avuç çörek otunun insana doygunluk hissi verdiğini ve iştahını kapatarak fazla yemenin önüne geçtiğini belirtti. Bunları konuştuğumuz sırada çörek otu almaya gelen ve 1 aydır çörek otu kullandığını belirten Osman Canbaş, daha şimdiden 3 kilo vermiş. Kendisine hiçbir zararı olmadığını ve yakın çevresine de bunu tavsiye ettiğini belirten Canbaş, çörek otuyla daha fazla kilo vermekte kararlı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.